REHBERLİK

   ANA BABA OKULU    
   Yetişkinler olarak biz anne ve babaların çocuklarımızdan en önemli beklentimiz  
   " başarılı bir öğrenci " olmalarıdır. Başarının ölçütü de her zaman çok çalışmak  
   olarak değerlendirilir. Bu anlamda da başarısız olan öğrenci bize göre çok çalışmamıştır.  
   Oysa başarısızlığın nedeni çok çalışmamak değil, bilinçli çalışmamak , verimli ders çalışma  
   yöntemlerini uygulamamak ya da bunlardan gereğince yararlanamamaktır.  
     
   Verimli ders çalışma yöntemlerini uygulamaya karar veren öğrenci; öncelikle bu yolda olumlu  
   alışkanlıklar edinmeli, karşısına çıkacak tüm engellerle savaşmaya en baştan kararlı olmalıdır.  
     
   Öğrenci için verilen çalışma takvimlerinden çok, ÇAĞDAŞ ÇÖZÜM olarak;  
   biz, her öğrencinin ayrı bireysel özellikleri olmasından yola çıkarak, kendi verimli ders çalışma  
   listelerini oluşturmaları gerektiğini savunuyoruz.  
     
   Genel geçer kavramlardan yola çıkarak hazırladığımız,  
   ETKİLİ VE VERİMLİ DERS ÇALIŞMA örnek listelerinin, zirveye ulaşmada sizlere yardımcı  
   olmasını dileriz.    
     
                  VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI NELERDİR?  
     
                  Amaçlarınızı Belirleyiniz  
                  Planlı Çalışınız  
                  Zamanı Verimli Kullanınız  
                  Verimi Azaltıcı Etkenleri Ortadan Kaldırınız  
                  Uygun Bir Çalışma Ortamı Seçiniz        
                  Dikkatinizi Uyanık Tutunuz  
                  Derse Hazırlıklı Geliniz  
                  Not Tutunuz  
                  Araç - Gereç Ve Kaynaklardan Yararlanınız  
                  Verimli Okuyunuz  
                  Aralıklı Tekrarlar Yaparak Unutmayı Önleyiniz  
                  Zaman Düzenleme Ve Planlı Çalışma  
                  Etkin Dinleme  
                  Sınavları Nasıl Atlatırım?  
  I- AMAÇLARINIZI BELİRLEYİNİZ  
       Her çalışma bir amaca yönelik olmalıdır. Bu amaçlar, bir problemin çözümünü
  öğrenmek, bir yazıdaki ana düşünceyi bulabilmek vs. olabilir. Bunları iyi belirleyerek
çalışmaya başlayan kişiler, bu yakın amaçlara ulaşa ulaşa sınıfını geçmek, okulunu
bitirmek ve sınavı kazanmak biçiminde özetlenen uzaktaki amaçlarına da ulaşabilirler.
II- PLANLI ÇALIŞINIZ
     Birden çok iş ya da ders üzerinde aynı günde çalışmanız gerektiğinde hangisinden işe
başlayacağınızı bilemediğiniz ya da çalışmaya başlamak için karar veremediğiniz anlar oluyorsa,
sizin planlı çalışmayı bilmediğinizi kolayca söyleyebiliriz. Bu tür bir durumda, derslerden her
birinin üzerinizde yarattığı ruhsal baskı, bunlardan herhangi birine kendinizi tümüyle vermenizi
engelleyecek ve verimsiz bir biçimde derslerden birini bırakıp diğerine geçmenize neden
olacaktır. Bu tür kararsızlık ve karışıklık ancak hangi dersi ne zaman yapacağınızı belirli bir
sıraya koymakla yani "Karar Vermekle" ortadan kalkar.
Çalışmada plan; "nasıl", "ne zaman" ve "nerede" çalışacağınıza karar vermek demektir.

Öğrenciler günlük ve haftalık bölümleri de olan aylık çalışma planlarında;

     Hangi derslere, haftanın hangi günleri çalışacaklarını,
       Geçmiş konuların tekrarına ne zaman yer vereceklerini,
       Sınav tarihlerini,
       Hazırlayacakları ödevlerin neler olduğunu ve zamanını,
       Planlarına aldıkları, ancak çeşitli nedenlerden ötürü zamanında yapamadıkları
  çalışmalarını ne zaman tamamlayacaklarını,
       Dinlenme, müzik dinleme, televizyon izleme, spor yapma sinema ve tiyatroya gitme gibi
  ders dışı etkinliklere ne zaman yer vereceklerini göstermelidirler.
     Sayfa başı      Günlük çalışma çizelgelerinde; okulda geçen saatler, ders çalışma, eğlenme, dinlenme, ev
  işlerine yardım ve uyku saatleri gösterilmiş olmalıdır.
       Çalışmaya başlayacağı zaman kendini yorgun ve isteksiz hisseden öğrenci çalışma saatlerini
  yanlış seçmiş demektir. Beklemeden günlük çalışma çizelgesinde gerekli değişikliği yapmalıdır.
     III- ZAMANI VERİMLİ KULLANINIZ    
          Öğrenciler bedensel, zihinsel, duygusal yapıları, ilgileri ve yetenekleri bakımından birbirlerinden  
     farklıdırlar. Bir öğrencinin isteyerek çalıştığı ve hemen öğrendiği bir dersi bir başka öğrenci  
     zor öğrenebilir. Bir başka öğrenciyse çabuk yorulabilir ya da çalışmak istemeyebilir. Bu nedenle  
     bir ders ya da konu içinde ayrılacak süre öğrenciden öğrenciye değişir. Her öğrenci zamanı kendine göre ayarlamalıdır.
          Bir saat çalıştıktan sonra araya 5-10 dakikalık dinlenme koymak yararlı olur. Bu sayede bir
     saatlik çalışma sonunda dağılan dikkat ve azalan verim tekrar kazanılır.Ders çalışmak için gerekli
     gücün toplanabilmesi bakımından eğlenmeye ve spora da zaman ayrılmalıdır. Ancak bu süre
     gereğinden fazla olmamalıdır.  
     IV- VERİMİ AZALTICI ETKENLERİ ORTADAN KALDIRINIZ
          Çalışmaya başlamadan önce; yorgunluk, uykusuzluk, ağrı, sızı, elem duygusu, korku, öfke, aşırı
     kaygı, fazla heyecan, endişe, açlık, aşırı tokluk, aile dertleri, normalin altında ve üstündeki
     fiziki şartlar(çok sıcak, çok soğuk gibi), acelecilik, telaş, araç - gereç noksanlığı gibi etkenlerin
     elden geldiğince giderilmesi gerekir.  
     V- UYGUN BİR ÇALIŞMA ORTAMI SEÇİNİZ  
          Çalışma yerinin seçimi çok önemlidir. Çalışma yeri; derli toplu, yalın elden geldiğince sabit ve
     sakin olmalı, ayrıca ışık, ısı gibi fiziksel sorunları da çözümlenmelidir. Ayrı bir yerin sağlanamaması
     çalışmadan kaçmanın bir nedeni olmamalı, elverişsiz koşullarda da ders çalışmaya alışmalıdır.  
          Yatakta, koltukta ve divanda uzanarak çalışmak, dikkatin toplanmasını güçleştirecek, öğrencinin                                          Sayfa başı
     çalışmak için daha çok zaman yitirmesine neden olacaktır.  
  VI- DİKKATİNİZİ UYANIK TUTUNUZ                                              
     İnsanda dikkat her an vardır, önemli olan bunun çalışılan konu üzerinde toplanabilmesidir.
Sevilen ve ilgi duyulan bir konu, dikkatin uyanık tutulmasına yardım eder. Daima belirli yerlerde
çalışmak, gürültünün bulunmadığı ortamlarda çalışmak, sandalyede oturarak çalışmak, masada
gerekli araçlar dışında başka şeyler bulundurmamak, çalışma yerini 18-20 derece sıcaklıkta
tutmak, işleri sıraya koymak, işleri bitirmede kendinizle yarış kararı almak, dikkatin dağılmasını
önleyici yöntemlerdir.  
VII- DERSE HAZIRLIKLI GELİNİZ  
     Başarılı olmanın yollarından biri de derslerin işlenmesine etkin olarak katılmaktır. Derslerde
sürekli edilgen durumda kalan öğrencilerin işlenen konuları anlamaları zordur. Öğrenciler okula
gelmeden önce, o gün işleyecekleri konuları gözden geçirmelidirler. Bu sayede hem derslerin
işlenişine katılmak için gerekli güveni kazanırlar hem de öğretmenin anlattıklarını daha kolay
anlarlar.  
     Gerek işlenecek konulara hazırlanırken, gerekse işlenen konular gözden geçirilirken, anlamakta
  zorluk çekilen yerler belirlenmeli, bu konularla ilgili sorular hazırlanıp, derste öğretmene
    Sayfa başı sorulmalıdır.Öğretmenlerin derse hazırlıklı gelen, soru soran, derse önem veren öğrencilerle
  daha çok ilgileneceği de unutulmamalıdır.
     VIII- NOT TUTUNUZ       
     Öğrencilerin büyük bir kısmı not tutma tekniğini bilmemektedir.
          Anlatılanlar öğretmenin ağzından çıktığı gibi değil, anlaşıldığı gibi yazılmalıdır.
          Öğretmenin anlattığı konunun ana fikri ve anlamları kavranıncaya kadar beklenilmelidir.
          Zamanın çoğu yazmakla değil, dinlemekle, fikirleri kavramaya çalışmakla geçmelidir.
          Konu; grafik, şekil, istatistik vb. bilgilere dayalı olarak anlatılıyorsa
     notlar arasına bunlarda alınmalıdır.
          Önemli fikir ve paragrafların aynen yazılmasında yarar vardır.
          Yazıların düzgün ve okunaklı olmasına önem verilmelidir. Önce müsvette yapma,
     sonra temize çekilme yoluna gidilmelidir.  
     IX- ARAÇ - GEREÇ VE KAYNAKLARDAN YARARLANINIZ
          Öğrenci, herhangi bir konunun öğrenilmesinde, basılı araçlara ne kadar baş vurursa, öğrenme
     ilgisi ve zihinsel yetileri de o kadar çok genişleyecektir.
          Basılı öğrenme araçlarından yararlanmada çizelge grafik, harita ve resimlerin özel bir önemi
     vardır. Bunlar sayfalarca anlatılan bilgileri topluca ve bir arada vererek o konunun kavranmasına  
     yardımcı olmaktadırlar.                                                                                                                                      Sayfa başı
  X- VERİMLİ OKUYUNUZ  
     Okuma, öğrenmenin en temel yoludur. Öğrenmede hızlı okuma önemli ve gereklidir. Hızlı
okumayla hem okunanlar daha iyi anlaşılır, hem de zamandan kazanılır. Okuma hızı lise
öğrencileri için yaklaşık 200 - 250 sözcüktür. Bu hız okunulan yazının niteliğine ve okumanın
amacına göre ayarlanmalıdır. Vakit geçirmek amacıyla bir hikaye veya roman okurken okuma
hızı oldukça yüksek olabilir. Ama okuma yorum yapma, eleştirme özet çıkarmak için yapılıyorsa
okuma hızı yavaş olmalıdır.  
     Hızlı okumanın en önemli yolu sesiz okumadır. Sessiz okuma hızı arttırdığı gibi anlamayı da
kolaylaştırır. Hızlı ve anlamlı okuma becerisi kazanabilmek için bol bol okuma çalışmaları
yapılmalıdır. Önce gazete, öykü ve roman gibi şeylerle işe başlamalı giderek boş zamanları
okuyarak değerlendirme alışkanlığı kazanılmalıdır.  
XI-ARALIKLI TEKRARLAR YAPARAK UNUTMAYI ÖNLEYİNİZ  
     Öğrenilenler zamanla unutulabilir. Unutmayı önlemenin iki yolu vardır. Bunlardan biri öğrenilen
bilgileri yeri geldikçe kullanmak, diğeri de aralıklı olarak tekrar etmektir.
     Öğrenciler öğrendiklerini yeri geldikçe kullanırken hem bunların işe yaradığını görecekler, hem
  de yeni bilgiler edinmeye motive olacaklardır.
     Sayfa başı        Aralıklı olarak yapacakları tekrarlar sayesinde ise bir taraftan eski öğrendiklerini hatırlarken
  diğer yandan da sınavlara her an hazır durumda olacaklardır.
     XII-ZAMAN DÜZENLEME VE PLANLI ÇALIŞMA    
          Çaba, enerji ve zamanı en ekonomik şekilde kullanmak istiyorsak bir programa bağlanmalıyız.
     Zamanı boşa geçirmek, yaşamı boşa geçirmektir. Ve boşa geçen zaman asla telafi edilemez.
     Bazı öğrenciler için özellikle derslerin başlangıcında çalışmaya düzenli bir biçimde yoğunlaşma
     zor gelir. Bu zorluk genellikle uzun süreli planlama ve çalışma programının yokluğundan
     kaynaklanır. Öğrenciler zamanlarını planlamayı ve bunu yazılı hale getirmeyi önemli bulmazlar.
     Oysa yapılan çalışmalar derslerdeki başarı ile gerçekçi planlama arasında önemli ilişki olduğunu
     koymaktadır.  
          Aşağıda verilen durumlar bir çoğumuza tanıdık gelebilir;
          Arkadaşlarınız birlikte sinemaya gitmeyi önerdi. Bu filmi görmeyi çok istiyordunuz fakat
     ödevinizi bitirmek zorundasınız.  
          Önemli bir sınavdan önceki gece. Çalışmaya başlamanız gerek ama okunacak çok yer var.
     Zaman yeterli değil.  
          Tüm zamanınızın nereye gittiğini merak ediyor musunuz ? Çalışmalar ve ödevler son ana mı
     kalıyor ? Sınavdan veya ödev teslim tarihinden önce kendinizi baskı altında hissediyor musunuz ?
     Zamanınızı kontrol etmek ister misiniz ?
          Zamanı iyi planlamak sizin elinizdedir. Zamanı akıllıca kullanmak sizi daha başarılı kılacak ve
     düşündüğünüzden daha fazla zaman yapmak istedikleriniz için size kalacaktır. O halde zamanı planlamayı öğrenin ve bunu uygulamak için istekli ve sabırlı
     olun. Unutmayın eski alışkanlıklardan kurtulmak zaman alır ve palanlı yaşamak başlangıçta çok zor gelebilir. Bu nedenle kendinizi zorlamanız gerekir.
          Katlanacağınız kısa süreli sıkıntı daha sonra sizi mutlu ve başarılı yıllara götürecektir.  
          Öğrenciler çalışma planı hazırlamadan önce ders çalışma süresi, çalışılması gerekli dersler v.b  konularda öğrenme ilkelerini bilmek zorundadır.
               Sayfa başı
     .    Bu ilkeler;                                          
          1 - Çalışma planı hazırlarken hangi dersin hangi saatte çalışılacağı karalaştırılmalıdır. Zor ya da ağır öğrenilen dersler için en verimli saatlerin ayrılması
     uygundur. Zihnin uyanık ve canlı, konsantrasyonun en yüksek olduğu zamanlar Çalışma için en verimli ve canlı, saatlerdir. Çalışma için en verimli saat
     bireylere göre değişebilir. (sabah erken, okul dönüşü, akşam yemeğinden sonra vb.) Öğrenci bir hafta kendini gözleyerek en verimli saatleri saptayabilir.
     Genel olarak bedenin dinlenmiş ve zihnin öğrenmeye açık olduğu saatler verimli kabul edilmektedir. Günün onuna daha mekanik ve rutin işler bırakılabilir.
     Bu tür etkinlikler fazla yoğunlaşmayı gerektirmez ve birey yorulunca bırakabilir.
          2 - Çalışma planında her derse belirli bir süre ayrılmalıdır. Bu süre dersin zor yada kolay oluşuna, çalışılacak konunun uzunluğu veya kısalığına,
      öğrencinin konu ile ilgili ön bilgisine ve çalışma yöntemine (okuma,yazma,yineleme) göre değişir. Genellikle bir saatlik dersin ödev ve çalışılması için iki-üç
      saat ayrılması önerilir. Öğrenci planı uyguladığı ilk haftayı deneme haftası olarak görmeli ve çalışmayı planladığı dersin başlangıç ve bitiş saatlerini
      kaydetmelidir. Böylece hangi derse ne kadar sürede çalışıldığı saptanacaktır.
          3 - Çalışma sürelerinin çalışma planında aynı saatlere yerleştirilmesi gerekir. Böylece o saatlerde çalışma alışkanlığı kazanılacak ve çalışmaya dikkatin
      toplanması kolaylaşacaktır. Ayrıca alışkanlık haline geldikten sonra aynı saatte çalışılmazsa gerginlik duyulacak ve gerginlik çalışılmaya başlandığı zaman
      ortadan kalkacaktır.
          4 - Çalışma için ayrılacak zaman saptanırken dersin sınıfta verileceği gün ve saate yakın olmasına dikkat edilmelidir. Dersten önce ders veya
     konu çalışılırsa, dersin içeriği hakkında bilgi sahibi olunur ve dersi anlamanın kolaylaşmasının yanı sıra anlaşılmayan noktalar sorulabilir.
     Unutmanın en aza inmesi için de dersten sonra yinelemek gerekir. Böylece hem unutma azalır hem de dersi izleme ve öğrenme kolaylaşır.
          5 - En verimli çalışma aralıklı çalışmadır. Ara vermeden uzun süre çalışma kadar uzun süre dinlenme verilerek çalışmada verimsizdir. Ara
     vermeden uzun süre çalışma zihnin yorulmasına ve dikkatin dağılmasına yol açar. Uzun süreli dinlenme ise tekrar çalışmaya dönmeyi güçleştirir.
     Çalışma ve dinlenme süresi dersin özelliğine göre değişirse de ortalama olarak önerilen, 40-50 dakikalık çalışmadan sonra 10 dakika dinlenmedir.
     Ancak matematik, fizik gibi dersler çalışılırken problem çözmeden ara verilmemelidir. Ayrıca her yeni konuyu çalışmaya başlamadan önce ara
     verilmelidir.      Sayfa başı
          6 - Birbirine benzeyen iki ders üst üste çalışılmamalıdır. Örneğin psikoloji ve sosyoloji dersi yerine, tarih ve matematik dersi arka arkaya
     çalışılırsa daha iyi olur. Böylece öğrenilenler birbirine karışmayacağı gibi sıkıcı olmasının da önüne geçilir.
          7 - Öğrenme üzerinde en olumlu etki yapan  etkinlik uykudur. Bir öğrenci yatmadan önce on dakika süreyle o gün çalıştığı dersleri tekrarlayarak
     uykuya geçer ve sabah güne bir gün önce yapmış olduğu on dakikalık tekrarı yaparak başlarsa, çalıştıklarını daha iyi korur.
          8 - Verimli çalışma daha fazla disiplin ve hırsla elde edilir. Bu demek değildir ki dinlenmek için zaman ayrılmasın. Verimli çalışmak için
     dinlenmek şarttır. Çalışma planı hazırlanırken dinlenmek ve eğlenmek için zaman ayrılmalıdır. Eğer birey kendini genellikle yorgun hissediyorsa bu
     durumun nedenleri aranmalıdır. Havasız bir oda, ağır yemekler ve yeterince spor yapmamak yorgunluğa neden olabilir. Yorgunluk ve isteksizlik
     nedenleri bulunur ve değiştirilebilir.  
          Saydığımız bu ilkeleri göz önüne alarak zamanın nasıl planlanacağını inceleyelim.  
                                                                                                                                                                                                                  
          Çalışma planı hazırlamadan önce öğrenci verimli ders çalışma becerilerini kazanmalıdır.      Sayfa başı
   
          Verimli ders çalışma alışkanlıkları etkili öğrenmeyi gerçekleştirmenin yanı sıra zamanın en verimli kullanılmasını da sağlar. Zamanı planlamadaki
     ilk adım önceliklerin saptanmasıdır. Birey önce kendisi için neyin önemli neyin önemsiz olduğuna karara vermeli veya yapmak istedikleri ile yapmak
     zorunda olduklarını öncelik sırasına koymalıdır. Birçok öğrenci yapmak istedikleri ve yapmak zorunda olduklarını gerçekleştirecek zamanı bulamaz.
     Sosyal yaşamın sunduğu eğlenceler ve öğrenciliğin gerekleri arasında seçim yapmak zorunda kalır. Örneğin, sinemaya gitmek veya geç saatte
     televizyondaki bir programı izlemek, arkadaşları ile buluşmak yapmak istedikleri, ders çalışmak, sınavlara hazırlanmak, ödev hazırlamak ise yapmak
     zorunda olduğu etkinliklerdir. Bu seçimler öğrencilerde çatışma yaratır. Öğrenci amaçlarına ulaşmada engellenme yaratan çatışmalardan
     kurtulabilmek için önceliklerini belirlemeli ve şu soruları yanıtlamalıdır.  
   
          - Benim için bu etkinlikler içinde en önemlisi hangisidir ?  
          - Hangi etkinliklerden vazgeçebilirim ?  
          - En az önemli olan etkinlikler hangisidir ?      Sayfa başı
   
     Önceliklerin net bir biçimde saptanabilmesi için şöyle bir uygulama yapılabilir:  
      
     Yönerge: Gelecek bir hafta için planlarınızı düşünün. Yapmak istediğiniz ve yapmak zorunda olduğunuz etkinlikleri listeleyin.
   
          XIII-ETKİN DİNLEME  
          Dinleme bir beceridir. Ve bu beceri birtakım ilke ve yöntemlerle çok daha etkili bir şekilde kullanılabilir. İnsan iletişiminin yaklaşık %90' ı sözel
     olarak yapılmaktadır. Bu iletişimin ancak yarısı kısa bir süre sonra hatırlanabilir. Aradan daha fazla zaman geçtiğinde ise %20-25 ini bile zor
     hatırlarız. Bütün bu nedenlerden dolayı etkili dinleme ilke ve yöntemlerini öğrenmek ve bunları uygulamak daha da önem kazanmaktadır.
   
     Etkili dinleme sadece söylenilenleri duymak değil, aynı zamanda bu söylenenleri önemli bulmak, kavramak ve değerlendirmektir. Ayrıca etkin
     dinleme aktif bir süreçtir.  
     
     Olaya bir de başka bir boyuttan bakalım. Etkin dinleme öğretmen-öğrenci ilişkilerini de olumlu bir yönde etkiler. Öğretmen genellikle kendini
     dinleyen ve dinlediğini çeşitli biçimlerde belli eden öğrencilere daha fazla ilgi gösterir ve onlara dönerek konuşur. Öğretmen dersi anlatırken
     dinleyicilere gereksinim duyar. Bu nedenle başını sallayan, not tutan, dikkatini yoğunlaştıran aktif öğrencilere daha fazla ilgi gösterir.
   
     Öğretmenin sınıf içindeki en önemli görevlerinden biri öğrenciye bilgi aktarmaktır ve bunu öğretmen genellikle anlatarak gerçekleştirir Öğrenci ise
     öğretmenin bu anlattıklarını anlamak amacıyla dinlemektedir. İşte önemli olan da öğrencinin bu dinleme işlevini nasıl yaparsa daha başarılı
     olacağıdır.  
                                              Etkin bir dinleyici olmak için "İFİKAN" adlı bir yöntemi uygulayabiliriz.                                                         
   
                                              Bu yöntem;      Sayfa başı
   
                                              İ  – İzle – düşün  
                                              F - Fikirler  
                                              İ  – İmge- mimik - jest  
                                              K - Katıl  
                                              A - Araştır  
                                              N - Not tut                                  
   
          Olmak üzere 6 basamaktan oluşmaktadır.  
          Bu basamakları kısaca açıklayalım.  
   
          Öncelikle izle  basamağından başlayalım. Öğrenci sınıfta öğretmenini izlerken, öğretmenin anlattıklarından yola çıkarak daha sonra neler
     söyleyebileceğini tahmin etmeye çalışmalıdır. Bu da öğrencinin dikkatinin dağılmasını engeller ve öğrenciyi devamlı uyanık tutar. Hatta öğrencinin
     aktif olarak katılmasını sağlar. Öğrenci daha önceden o günkü konuları okuyarak sınfa gelirse hem anlatılanlara yabancı kalmamış olur hem de
     dersteki tahminlerini daha kolay bir şekilde yapar. Bu yöntemle öğrenci derste anlatılanları daha önce okuduğu için daha kolay bir şekilde hatırlar.
           
          İkinci olarak fikirler basamağı karşımıza çıkıyor. Bu basamak bize önemli fikir ve düşüncelere önem vermemiz ve bunları göz ardı etmememiz
     gerektiğini anlatmaktadır. Öğrenci öğretmenin bir ders boyunca anlattıklarının ana fikrini bulmaya çalışmalıdır.  
          Ders boyunca kendi kendine bu konunun ana fikri nedir?, Burada anlatılmak istenen nedir? gibi sorular sorması gerekir. Bu sorular öğrencinin
     ana fikir ve kavramları bulmasına yardımcı olur.  
   
          Üçüncü olarak imgeler basamağına bakalım. Öğrenci sınıf içinde devamlı uyanık olmak zorundadır. Öğretmenin hiçbir dediğini kaçırmamalıdır.
     Öğretmenin mimik ve jestlerine karşı dikkatli ve uyanık olmalıdır. Bir öğretmen konuyu anlatırken bazı konuların üzerinde ısrarla durur. Örneğin bir
     konunun önemli bir bölümünü anlatırken belirli kelimeler kullanır, ses tonunda farklılıklar yaratarak çeşitli ipuçları verir. Öğretmenler seslerini
     yükselterek ya da "burası önemli", "dikkat ederseniz" gibi sözel vurgularla önemli noktalara işaret ederler. Bir öğretmen hiçbir zaman bu bir sınav
     sorusudur demez, ama çeşitli ipuçlarıyla bunu belli eder. Bu ipuçlarından birkaçına örnek verirsek: önemli, başlıca, can alıcı, burada esas fikir,
     şunu unutmayın ki, sonuç olarak, bu sebeple, özetle vb. ...Bu ipuçlarına dikkat edildiği taktirde öğrenci sınavda sorulabilecek soruları tahmin
     edebilir.                                                                                                                                                                                       
       Sayfa başı
          Bir başka basamak ise "katıl" basamağıdır. Öğrenci sınıf içinde devamlı aktif olmalıdır. Pasif bir öğrenci hiçbir zaman başarılı olamaz. Öğrenci
     derse her fırsatta katılmalıdır. Öncelikle derse zamanında gelmeli, sınıfta oturacağı yeri iyi seçmeli, görebileceği, duyabileceği bir yere oturmalıdır.
     Ve ders sırasında öğretmenin söylediklerine gülümseyerek, kaşlarını çatarak, başını sallayarak olumlu ya da olumsuz tepki göstermelidir. Böylece
     öğretmen de anlaşılan ya da anlaşılmayan yerleri çok daha iyi bir şekilde görebilir. Ayrıca bu öğretmeni de memnun eder. Onun motivasyonunu
     arttırır, onu cesaretlendirir. Öğretmen dinlenildiğinin farkına varır.Oysa ki anlattıklarına karşı hiçbir tepki göstermeyen donuk, pasif öğrenciler
     karşısında öğretmen de bir şeyler anlatmak istemez, öğretmene tepkide bulunarak dersin kalitesini yükseltmekte öğrencilerin elindedir. Beşinci
     olarak karşımıza "araştır" basamağı çıkıyor. Öğrenciler nedense ders sırasında soru sormaktan çok çekinmektedirler. Ve fikirlerini, görüşlerini
     rahatça söyleyememektedirler. Oysa ki bu çok yanlıştır. Ders sırasında anlaşılmayan bir yer varsa ya da merak edilen bir soru varsa bu soru
     rahatlıkla sorulmalıdır. Hiçbir şekilde çekinilecek bir durum söz konusu değildir. Sorulara verilen cevap anlaşılmadıysa ve açıklamalar yeterli
     değilse, yeni sorular sorulmalı ve açıklama yapılması istenmelidir. Eğer ders içerisinde zaman yetmediyse, ders bittikten sonra öğretmene ya da
     diğer öğrencilere de sorulabilir.  
   
          En son basamak ise " Not Tutma" basamağıdır. Dinleme yoluyla öğrenilen bilgiler çok uzun süreler hafızada duramaz. Öğrenilenlerin zaman
     zaman tekrar edilmesi gerekir. Bir öğrenci ders sonunda, o derste dinlediğinin ancak %55 ini hatırlayabilir.Tekrar yapılmadığı sürece bu oran bir
     hafta sonra %17 lere düşer. Bu yüzden not tutmanın çok büyük bir önemi vardır. Not tutmanın iki önemli yararı vardır. Bunlarda birincisi eğitimin
     temel şartı olan "Aktif katılımı" sağlar. Öğrenci derste pasif durumdan aktif duruma geçer. Not tutma sayesinde derste devamlı uyanık olur, dikkatini
     derse yoğunlaştırır ve dikkatinin dağılmasını engeller. İkinci önemli yararı ise unutmayı engellemesidir. Unutkanlık düşmanını bizim avantajımıza
     çevirecek en önemli girişim not tutmaktır. Özellikle alınan notlar eve gelince bir de temize çekilirse hafızaya daha iyi yerleşir.
   
          Not tutulurken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar bulunmaktadır.                                                                            
       Sayfa başı
          Öncelikle not tutulan kağıt konusunda cömert olmamız gerekir. İleride okuduğumuz zaman anlayabileceğimiz şekilde, boşluklar bırakılarak not
     tutmamız da yarar vardır. Hiçbir zaman küçük bir kağıda sıkışık bir şekilde not tutulmamalıdır. Hatta not tutmak için bir defter olursa daha düzenli
     not tutulur. Ve de sayfanın altında, üstünde, yan taraflarında boşluk bırakılırsa buralara eksik kalan bilgileri  de daha sonra yazabiliriz.
           
          Not tutmaya ilk günden başlanılması gerekir. Ve düzenli olarak not tutulması çok önemlidir.  
   
          Dinleme ile not tutma arasında bir denge oluşturmak gerekir. Tüm dikkati dinlemeye ayırırsak, verimli bir şekilde not tutamayız. Aynı şekilde çok 
     ayrıntılı not almaya kalkışırsak bu sefer de anlatılanları anlamamız güçleşir ve bu da dinlemeyi olumsuz etkiler. Dolayısıyla dinleme ve not tutma
     arasındaki dengeyi çok iyi ayarlamamız gerekir.  
   
          Derste not tutarken ana fikirleri, önemli noktaları not etmek çok önemlidir. Not alırken seçici olmakta yarar vardır. Önemli noktaları belilerken
     öğretmen bize çeşitli ipuçları verir. "Burası önemli","Burada esas olan", "Dikkat ederseniz" vb. ipuçlarıyla bu bölümlerin önemini vurgular. Bu
     bölümler mutlaka not alınmalı ve önemli olduğunu belirtmek için de yanına * işareti konmalı ya da altı çizilmelidir.
   
          Not tutarken zamandan tasarruf etmek ve geri kalmamak için, öğrenci kendi anlayabileceği şekilde çeşitli kısaltmalar kullanmalıdır.
      Bu kısaltmalardan bazılarına örnek verirsek:  
                                                                                    -ve &  
                                                                                    -gibi  
                                                                                    -örneğin ör  
                                                                                    -sonuç olarak son.ol.  
                                                                                    -kadar =  
                                                                                    -matematik mat  
                                                                                    -yüzyıl yy      Sayfa başı
                                                                                    -birbirine 11  
                                                                                    -buna ek olarak +  
                                                                                    -açısından <                                                                                                                        
   
          Not tutarken öğrenci kendi cümleleriyle not almalıdır. Bu şekilde hem öğrenci öğretmenin anlattıklarını özetleme olanağı bulur, hem de anladığı
     biçimde not almış olur. Bazı durumlarda anlatılanların aynı şekilde not alınması gerekebilir ya da tahtada yazılanları aynı şekilde kaydetmek
     gerekebilir. Bu durumda anlatılanlar ya da yazılanlar aynı şekilde not alınmalıdır.  
   
          Öğrenci not tutarken aklına takılan yerleri ya da anlayamadığı bölümleri öğretmene sormaktan çekinmemelidir. Böylece not alırken hem eksik not
     almamış olur hem de anlayarak not alır.  
   
          Öğrenci belleğine çok güvense bile mutlaka sınıfta öğretmen tarafından söylenen ve önemli gördüğü her şeyi not etmelidir. Böylece unutkanlık
     sonucu doğabilecek olumsuz sonuçları engellemiş olur.  
           
          Dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri de tutulan notların mutlaka temize geçirilmesidir. Öğrenci tuttuğu notları temize geçirirken
     bir kez daha tekrar etmiş olur ve bu da unutmasını engeller. Eğer mümkünse tutulan notlar o gece ya da bir sonraki dersten önce temize
     geçirilmelidir.  
   
          İyi dinlemek ve not tutmak yalnızca eğitimin değil, hayat başarısının da en önemli bir unsurudur. İyi bir dinleyici olmanın temel kuralı iyi not
     tutmak, iyi not tutmanın yolu da iyi bir dinleyici olmaktır. Bu anlamda iyi not tutmak ve iyi bir dinleyici olmak birbirleriyle bağlantılı iki kavramdır.
   
          Teoride anlatılan bu durumlar, pratikte uygulandığında öğrenciye birçok yararlar sağlar. Çok ufakmış gibi görünen ayrıntılar ileride büyük
     farklar yaratacaktır. Bunu sizler de yaşayıp görebilirsiniz.  
   
          XIV-SINAVLARI NASIL ATLATIRIM ?                                                                                                                                               
          Eğitim psikologlarından en iyi öneriler:      Sayfa başı
      
          Yardım alın.  
          Öğretmenlerinize sınava nasıl çalışılabileceğini sorun.  
          Çalışır ve tekrarlarken kısa aralar verin.  
          Yorgun bir zihin iyi hatırlayamaz.  
          Çalışma programı yapın.  
          En iyi çalışabileceğinizi düşündüğünüz zamanlarda tekrarlar yapın.  
          Sağlıklı kalın.  
          İyi uyuyun ve yeterli beslenin.  
          Egzersiz yapın.  
          Yürüyün, koşun, herhangi bir sporla uğraşın.  
          Olumlu düşünün.  
          Başarısızlığı veya geleceği düşünmeyin.  
          Elinizden gelenin en iyisini yapın.  
          Hiç kimse daha fazlasını yapamaz.  
          Tetikte olun.  
          Hasta gibi hissederseniz, endişeleriniz hakkında birileriyle konuşun.  
          Çok rahat ta davranmayın.  
          Sınav konusunda biraz endişe çok çalışmanızı sağlar.  
          Akıllı olun.