|
|
| |
|
This text will be replaced by the flash music player.
|





|
This text will be replaced by the flash music player.
|
|
REHBERLİK
Yetişkinler olarak biz anne ve babaların çocuklarımızdan en önemli beklentimiz
"başarılı bir öğrenci" olmalarıdır. Başarının ölçütü de her zaman çok çalışmak olarak değerlendirilir. Bu anlamda da başarısız olan öğrenci bize göre çok çalışmamıştır. Oysa başarısızlığın nedeni çok çalışmamak değil, bilinçli çalışmamak , verimli ders çalışma yöntemlerini uygulamamak ya da bunlardan gereğince yararlanamamaktır.
Verimli ders çalışma yöntemlerini uygulamaya karar veren öğrenci; öncelikle bu yolda olumlu alışkanlıklar edinmeli, karşısına çıkacak tüm engellerle savaşmaya en baştan kararlı olmalıdır.
Öğrenci için verilen çalışma takvimlerinden çok, TUNA EĞİTİM KURUMLARI olarak; biz, her öğrencinin ayrı bireysel özellikleri olmasından yola çıkarak, kendi verimli ders çalışma listelerini oluşturmaları gerektiğini savunuyoruz.
Genel geçer kavramlardan yola çıkarak hazırladığımız, ETKİLİ VE VERİMLİ DERS ÇALIŞMA örnek listelerinin, zirveye ulaşmada sizlere yardımcı
olmasını dileriz.
1- AMAÇLARINIZI BELİRLEYİNİZ
Her çalışma bir amaca yönelik olmalıdır. Bu amaçlar, bir problemin çözümünü
öğrenmek, bir yazıdaki ana düşünceyi bulabilmek vs. olabilir. Bunları iyi belirleyerek çalışmaya başlayan kişiler, bu yakın amaçlara ulaşa ulaşa sınıfını geçmek, okulunu
bitirmek ve sınavı kazanmak biçiminde özetlenen uzaktaki amaçlarına da ulaşabilirler.
2 - PLANLI ÇALIŞINIZ
Birden çok iş ya da ders üzerinde aynı günde çalışmanız gerektiğinde hangisinden işe
başlayacağınızı bilemediğiniz ya da çalışmaya başlamak için karar veremediğiniz anlar oluyorsa, sizin planlı çalışmayı bilmediğinizi kolayca söyleyebiliriz. Bu tür bir durumda, derslerden her birinin üzerinizde yarattığı ruhsal baskı, bunlardan herhangi birine kendinizi tümüyle vermenizi engelleyecek ve verimsiz bir biçimde derslerden birini bırakıp diğerine geçmenize neden olacaktır. Bu tür kararsızlık ve karışıklık ancak hangi dersi ne zaman yapacağınızı belirli bir sıraya koymakla yani "Karar Vermekle" ortadan kalkar.
Çalışmada plan; "nasıl", "ne zaman" ve "nerede" çalışacağınıza karar vermek demektir.
Öğrenciler günlük ve haftalık bölümleri de olan aylık çalışma planlarında;
* Hangi derslere, haftanın hangi günleri çalışacaklarını,
* Geçmiş konuların tekrarına ne zaman yer vereceklerini,
* Sınav tarihlerini,
* Hazırlayacakları ödevlerin neler olduğunu ve zamanını,
* Planlarına aldıkları, ancak çeşitli nedenlerden ötürü zamanında yapamadıkları
* çalışmalarını ne zaman tamamlayacaklarını,
* Dinlenme, müzik dinleme, televizyon izleme, spor yapma sinema ve tiyatroya gitme gibi
ders dışı etkinliklere ne zaman yer vereceklerini göstermelidirler.
Günlük çalışma çizelgelerinde; okulda geçen saatler, ders çalışma, eğlenme, dinlenme, ev
işlerine yardım ve uyku saatleri gösterilmiş olmalıdır. Çalışmaya başlayacağı zaman kendini yorgun ve isteksiz hisseden öğrenci çalışma saatlerini yanlış seçmiş demektir. Beklemeden günlük çalışma çizelgesinde gerekli değişikliği yapmalıdır.
3 - ZAMANI VERİMLİ KULLANINIZ
Öğrenciler bedensel, zihinsel, duygusal yapıları, ilgileri ve yetenekleri bakımından birbirlerinden farklıdırlar. Bir öğrencinin isteyerek çalıştığı ve hemen öğrendiği bir dersi bir başka öğrenci zor öğrenebilir. Bir başka öğrenciyse çabuk yorulabilir ya da çalışmak istemeyebilir. Bu nedenle bir ders ya da konu içinde ayrılacak süre öğrenciden öğrenciye değişir. Her öğrenci zamanı kendine göre ayarlamalıdır.
Bir saat çalıştıktan sonra araya 5-10 dakikalık dinlenme koymak yararlı olur. Bu sayede bir
saatlik çalışma sonunda dağılan dikkat ve azalan verim tekrar kazanılır.Ders çalışmak için gerekli gücün toplanabilmesi bakımından eğlenmeye ve spora da zaman ayrılmalıdır. Ancak bu süre gereğinden fazla olmamalıdır.
4 - VERİMİ AZALTICI ETKENLERİ ORTADAN KALDIRINIZ
Çalışmaya başlamadan önce; yorgunluk, uykusuzluk, ağrı, sızı, elem duygusu, korku, öfke, aşırı kaygı, fazla heyecan, endişe, açlık, aşırı tokluk, aile dertleri, normalin altında ve üstündeki fiziki şartlar(çok sıcak, çok soğuk gibi), acelecilik, telaş, araç - gereç noksanlığı gibi etkenlerin elden geldiğince giderilmesi gerekir.
5 - UYGUN BİR ÇALIŞMA ORTAMI SEÇİNİZ
Çalışma yerinin seçimi çok önemlidir. Çalışma yeri; derli toplu, yalın elden geldiğince sabit ve
sakin olmalı, ayrıca ışık, ısı gibi fiziksel sorunları da çözümlenmelidir. Ayrı bir yerin sağlanamaması çalışmadan kaçmanın bir nedeni olmamalı, elverişsiz koşullarda da ders çalışmaya alışmalıdır. Yatakta, koltukta ve divanda uzanarak çalışmak, dikkatin toplanmasını güçleştirecek, öğrencinin Sayfa başı çalışmak için daha çok zaman yitirmesine neden olacaktır.
6 - DİKKATİNİZİ UYANIK TUTUNUZ
İnsanda dikkat her an vardır, önemli olan bunun çalışılan konu üzerinde toplanabilmesidir.
Sevilen ve ilgi duyulan bir konu, dikkatin uyanık tutulmasına yardım eder. Daima belirli yerlerde çalışmak, gürültünün bulunmadığı ortamlarda çalışmak, sandalyede oturarak çalışmak, masada gerekli araçlar dışında başka şeyler bulundurmamak, çalışma yerini 18-20 derece sıcaklıkta tutmak, işleri sıraya koymak, işleri bitirmede kendinizle yarış kararı almak, dikkatin dağılmasını önleyici yöntemlerdir.
7 - DERSE HAZIRLIKLI GELİNİZ
Başarılı olmanın yollarından biri de derslerin işlenmesine etkin olarak katılmaktır. Derslerde
sürekli edilgen durumda kalan öğrencilerin işlenen konuları anlamaları zordur. Öğrenciler okula gelmeden önce, o gün işleyecekleri konuları gözden geçirmelidirler. Bu sayede hem derslerin işlenişine katılmak için gerekli güveni kazanırlar hem de öğretmenin anlattıklarını daha kolay anlarlar. Gerek işlenecek konulara hazırlanırken, gerekse işlenen konular gözden geçirilirken, anlamakta zorluk çekilen yerler belirlenmeli, bu konularla ilgili sorular hazırlanıp, derste öğretmene sorulmalıdır.Öğretmenlerin derse hazırlıklı gelen, soru soran, derse önem veren öğrencilerle daha çok ilgileneceği de unutulmamalıdır.
8 - NOT TUTUNUZ
Öğrencilerin büyük bir kısmı not tutma tekniğini bilmemektedir.
Anlatılanlar öğretmenin ağzından çıktığı gibi değil, anlaşıldığı gibi yazılmalıdır.
Öğretmenin anlattığı konunun ana fikri ve anlamları kavranıncaya kadar beklenilmelidir.
Zamanın çoğu yazmakla değil, dinlemekle, fikirleri kavramaya çalışmakla geçmelidir.
Konu; grafik, şekil, istatistik vb. bilgilere dayalı olarak anlatılıyorsa
notlar arasına bunlarda alınmalıdır. Önemli fikir ve paragrafların aynen yazılmasında yarar vardır. Yazıların düzgün ve okunaklı olmasına önem verilmelidir. Önce müsvette yapma,
sonra temize çekilme yoluna gidilmelidir.
9 - ARAÇ - GEREÇ VE KAYNAKLARDAN YARARLANINIZ
Öğrenci, herhangi bir konunun öğrenilmesinde, basılı araçlara ne kadar baş vurursa, öğrenme ilgisi ve zihinsel yetileri de o kadar çok genişleyecektir. Basılı öğrenme araçlarından yararlanmada çizelge grafik, harita ve resimlerin özel bir önemi vardır. Bunlar sayfalarca anlatılan bilgileri topluca ve bir arada vererek o konunun kavranmasına yardımcı olmaktadırlar.
10 - VERİMLİ OKUYUNUZ
Okuma, öğrenmenin en temel yoludur. Öğrenmede hızlı okuma önemli ve gereklidir. Hızlı
okumayla hem okunanlar daha iyi anlaşılır, hem de zamandan kazanılır. Okuma hızı lise
öğrencileri için yaklaşık 200 - 250 sözcüktür. Bu hız okunulan yazının niteliğine ve okumanın
amacına göre ayarlanmalıdır. Vakit geçirmek amacıyla bir hikaye veya roman okurken okuma
hızı oldukça yüksek olabilir. Ama okuma yorum yapma, eleştirme özet çıkarmak için yapılıyorsa okuma hızı yavaş olmalıdır. Hızlı okumanın en önemli yolu sesiz okumadır. Sessiz okuma hızı arttırdığı gibi anlamayı da kolaylaştırır. Hızlı ve anlamlı okuma becerisi kazanabilmek için bol bol okuma çalışmaları yapılmalıdır. Önce gazete, öykü ve roman gibi şeylerle işe başlamalı giderek boş zamanları okuyarak değerlendirme alışkanlığı kazanılmalıdır
11 - ARALIKLI TEKRARLAR YAPARAK UNUTMAYI ÖNLEYİNİZ
Öğrenilenler zamanla unutulabilir. Unutmayı önlemenin iki yolu vardır. Bunlardan biri öğrenilen bilgileri yeri geldikçe kullanmak, diğeri de aralıklı olarak tekrar etmektir.
Öğrenciler öğrendiklerini yeri geldikçe kullanırken hem bunların işe yaradığını görecekler, hem de yeni bilgiler edinmeye motive olacaklardır. Aralıklı olarak yapacakları tekrarlar sayesinde ise bir taraftan eski öğrendiklerini hatırlarken diğer yandan da sınavlara her an hazır durumda olacaklardır.
İnsanın varolduğu günden, günümüze ve geleceğe uzanan süreçte, bireyin kendisiyle ve dış çevresiyle ilişkisini, etkinliklerini gerçekleştirme biçimi olan eğitim, insan için neredeyse sine qua non “olmazsa olmaz” yaşamsal bir gerçekliktir. İnsan, bilinçli ya da bilinç dışı, hem çevresinden etkilenen hem de çevresini etkileyen bir varlıktır. Yaşadığı bu süreç insana, bireysel, toplumsal bir uyum, bir yaşam biçemi kazandırır ve bu anlamda kişilik ve toplum da eğitim ortamlarının niteliğiyle biçimlenir. Bilginin çok hızla üretildiği ve aynı hızla da tüketildiği bir toplumda ve dünyada yaşamaktayız. Bilgi veriden, teknoloji de bilgiden üretilir. Bilgi üretimi ve dolaşım hızında devrim niteliğinde gelişmelerin yaşandığı bu dönem insanlar ve kuruluşlar arasında bilgi aktarımının hızlı ve etkin olarak yapılmasını gerektirmekte...
Eğitim denildiğinde akla ilk gelen, insan ve yine insan arasındaki bilgi alışverişidir. “Bu bağlamda eğitim, insanın kendisini yönlendirmek ve değişen gereksinimlerini karşılamak için çevreden gelen uyarıları eleyerek, düzenleyerek etkin bir anlamlandırma ve bunu paylaşma çabasıdır”. Bir başka deyişle insan paylaşma ile gerçekliğini kanıtlar ve değer kazanır. Bu paylaşma içgüdüsü iki temel ulamda sınıflandırılabilir:
Bilgi ve düşünce: Bilgi alışverişi düşünce birliği ya da aykırılığı insanın gerçeği arama ve bulmadaki temel gereksinimidir.
Başarı dileklerimizle...
ADRES : Mecidiyeköy mah. Kervangeçmez cad. Musadayı sok.
Kocabin İşhanı No :2 Şişli / İstanbul
info@tunaegitim.com
TEL : 0 (212) 356 91 75
FAKS : 0 (212) 356 91 74
GSM : 0 (507) 959 65 92
|
|
|